Yalnızlık
I
Yalniz kaldınız sanırsınız,
Biliyorum.
Yalnız bırakılmışsınız,
Biliyorum.
Ötesi yok.
II
Ötesi var:
Yalnızlık
Müziğin bile seni dinlemesidir.
Yalnızlık
İnsanın kendine mektup yazması
Ve dönüp-dönüp onu okuması
Yalnızlığın da ötesidir.
http://i0907.hizliresim.com/2009/7/1/6281.gif

BİR DAMLA AŞKTI İSTEDİĞİM AMA KOCAMAN BİR YALNIZLIK BULDUM
« Önceki ::

Mustafa K. Atatürk'ten Can Dündar'a...
Beni anlatan bir film yapmışsın çocuk. Kızgınım, utanç içindeyim. Sana değildir kızgınlığım. Filmdeki Mustafa’dan da utanmış değilim. Başaramamışım. Bundandır utancım. Komutam altında bu vatan için kanını akıtan Mehmetlerden utandım. Özgürlük demiştim çocuk, benim karakterimdir. İlim demiştim çocuk, tek yol göstericidir. Karanlıktan korkardı demişsin benim için. Korkardım evet. Bu ulusu boğmak üzere olan karanlıktan korktum. Ama insaf be çocuk, korkup da kaçmadım ya. Söküp atmadım mı o karanlığı bu ülkenin üzerinden? Diktatör demişsin bir de. Hiç okumadın mı çocuk? Nerede benim nesilleri emanet ettiğim öğretmenler? Anlatmadılar mı sana? Başkomutan olarak cepheden cepheye koşarken, ülkede hala padişahlık rejimi varken ve bütün kararları tek başıma verebilecekken neden bir meclis kurdum ben çocuk? Böyle diktatör olur mu? Ah be çocuğum. Neden, nasıl düşman ettiler seni bana? Baktım aşktan, sevgiden, aileden bahseden güzel şeyler yazmışsın bugüne kadar. Belli iyi bir insansın. Çalışkansın, zekisin. Hacıları, hocaları anlarım da çocuk, seni anlayamıyorum. Onlar hiç sevmedi beni. Yüzyıllardır süren iktidarlarını aldım ellerinden. Kara cüppeleri ile çöktükleri milletin ümüğünden çekip aldım hepsini. Sevmeyecekler beni elbette çocuk. Peki sen çocuk, sen neden kol kola girdin bu kara kalplilerle?
Dedim ya çocuk sana değil kızgınlığım. Başaramamışım. Anlatamamışım demek ki özgürlüğün kıymetini, bağımsız bir ulusun, onurlu bir bireyi olmanın ne büyük bir nimet olduğunu bunca konuşmamda. Yazık olmuş be çocuk. Onca vatan evladının kanına, onca ananın göz yaşına. Veremem ki şimdi hesabı çocuk, ne o gencecik bedenlere, ne gözü yaşlı annelere. Bu muydu uğruna bizi ölüme gönderdiğin vatan derlerse, bu nesiller miydi ölü evlatlarımızın kanıyla kurduğun ülkeyi emanet ettiğin diye sorarlarsa ne derim ben onlara be çocuk?
Olmadı be çocuk olmadı.. ..
Taner Yenidogan
6 Kasım 2008
Cumhuriyet ilkedir, nizamdır Bekir Gedikoğlu
Cumhuriyet'in Faziletleri
Herkes bunlara mutlaka uyacaktır
Cumhuriyet devrimdir
Dünya ondan yol bulur
Cumhuriyet laikliktir
Din ve devleti savunur
Cumhuriyet ışıktır
Her karanlığı aydınlatır
Cumhuriyet kelepçedir
Karanlık güçleri bağlayacaktır
Cumhuriyet güneştir
İnsanın kalbini ısıtır
Cumhuriyet bir dildir
Her şahsa kendini anlatır
Cumhuriyet tarihtir
Yüce Türk Milleti onu yaşamaktadır
Cumhuriyet hayattır
O olmazsa yaşanmayacaktır
Cumhuriyet bir dindir
O oldukça ezan sesleri hiç susmayacaktır
Cumhuriyet sevgidir,
Ki evrenseldir
Cumhuriyet SAKARYA'DIR,
Cumhuriyet DUMLUPINAR DIR,
Cumhuriyet KOCA TEPEDİR,
Ki bu savaşlar ile
Anadolu' ya kök salmıştır
Cumhuriyet bayraktır,
Cumhuriyet sancaktır,
Bu renk ve şeref ile yaşayacaktır
Cumhuriyet; toptur, tüfektir,
Kafasızların beynini,
Kalpsizlerin kalbini parçalayacaktır
Cumhuriyet; mermidir,
Her düşmana sıkılır
Cumhuriyet Ayşe’nin, Fatma’nın, Hasan’ın, ve Bekir’in kalbidir
Ulus olmazsa o olmayacaktır
Cumhuriyet devrimdir
Halk bunu anlamaktadır
Cumhuriyet Vatan demektir
İnanmayanlar var ise; kahrolup yok olacaktır
Cumhuriyet ANKARA demektir
O Cumhuriyetimizin başkentidir
KIYAMET KOPUNCAYA KADAR DA
İNANIYORUM YAŞAYACAKTIR
YAŞATILACAKTIR.


şu an
gördüğünüz
fotoğraflar , çocuk pornosu
resimlerinden sadece ikisi...
Koşmaya yeni başlamisti
adimlarim
Düstüm
Bebegim bir yana![]()
Gülüslerim bir yana.
Anneme baktim![]()
Yoktu!
Basimda yabanci bir adam
Küçücük gögsümde kocaman elleri
Sakallari deldi geçti
pespembe tenimi.
Anne
anneeeeeeee. ...
Bir oyun sandim
Elleri kara kara 'öcü' amcalarmis
Bir emzik düğümünde
yarildi bedenim
Altimi islattim sandim
Kan kaybinda Boguldu
insanlik!

Bebektim
Çocuk olacaktim
Abla olacaktim
Altimdaki bez çikmadan![]()
Kadin oldum bir buçuk yasinda...
ADAM OLDUMU o amca bedenimde ???
Ögretin bana;
kendi suyumu kendim alamazken
Nasil sulayacagim bedenimde ölen çiçegi!!!
Ben kadin olmak istemedim
BEN DÜNYAYA DA
GELMEK İSTEMEMİŞTİM Kİ...!
Anneeeee... babaaaaa....
Işık açin!
Uzanamiyorum ...

Vardır içimizde bir özlem, vardır hasret çeken bir yanımız. Gün batımı akşamlarında bazen dolar gözlerimiz, akan yaş mıdır yoksa aşk mıdır bilinmez. Uzaklara dalar, mahzun bakışlarla arar yürekli sevdaları düşlerimiz. Kalbinin sırça köşkünde bir kıpırtıdır o hissettiğimiz. Nedense hep birşeylerin özlemini çekeriz. Hani özlemek bir yana, özlerken kurduğumuz düşler vardır peşinde koştuğumuz. Varsın inceldiği yerden kopsun dediğimiz. Uzaktasındır anneyi, babayı özlersin. Yakındasındır, uzak olmayı istersin ve özlersin. Özlemektir aslında kurduğumuz umutlar. Ya sevgiliyi özlemek?
İşte özlemlerin en güzelidir. Saat olmuş gece yarısı, açmışsın radyonu çalar durur şarkınız. İçinde o en temiz çocukları büyütürsün. Birden aklına gelir o ilk tanışma anınız. Yüzünüzde ufak bir tebessüm, o ağaca nasılda adınızı yazmıştınız. Hatırlar gülersiniz. Yaptığın şeylerin saçma olduğunu yada komik olduğunu düşünürsünüz. Ama o anlar işte en güzel sevgi selidir. Sevgiliyi düşünme anları, özleme anları hayatınızın bir başka tadıdır. Hiç benzemez kurduğunuz hayallere. Onsuz hayallerin tadı yoktur aslında sizin için. İşte bir sigara daha yakar, dumanını savurursunuz ayın ışığında. Siz dumanı üflerken off dediğinizde, aslında o ses sizin gerçek sesinizdir. Dumanın yankılandığı duvarın sesi değil. Ve gerçekten içinizde yeşil bir özlem vardır.
Yağmurları yağdırırsınız gönlünüze ve bir aşk ateşini yeniden alevlendirirsiniz. O su bile söndüremez büyük vuslatlarınızı. Özlemek işte böyle sevginizi katlar. pencere kenarına geçip, “Seni seviyorum” demek gelir içinizden. Şöyle yıldızlara bakıp hayallerin deryasında kaybolmak, belki de anlatılmaz yaşanır dediğiniz anlardandır. Vakit gece yarısını sollar. Oysa siz halen onu düşünüyorsunuzdur. Bir söz vardır; “Özlüyorsa özlenen, özlemek güzeldir.” Güzeldir tabiki ya.
Ve sen sevgili. Gönlümün saraylarına sığdıramadığım, gülünü dalından koparamadığım. Şair bedenimden söküpte atamadığım senin için atan şu küçük kalbim var ya. İşte senin sevgini taşıyacak kadar kocaman bir manevi aşka sahip. Özlüyorum seni, düşlüyorum seni…. Hayallerimin bittiği noktada özlemlerin başlıyor içten içe. Ve ben penceremin kenarına geçip yıldızlara bakıyorum.
ASİ

Ayrılık acısı, hayatın en ağır dönemecidir. Atlatılması, unutulması zaman alır. Acının yükü bir yandan, sevdiğini kaybetmek diğer yandan.
Ayrılığınızdan Ayrıldınız mı?
Ayrılık sürecinin daha tehlikeli kısmı, bu duygudan ayrılamamaktır.
İlişkiler bitebilir, ayrılık acısı da çekilir. Ne demiş şair: Çünkü ayrılık da sevdaya dahil, çünkü ayrılanlar hala sevgili. Ayrılığın, aşkın bir parçası sayılmasına katılıyorum. Ne tatlı bir sızıdır o, hüzün kokar yürekler, gözyaşları bir çocuk kadar masumdur. Ama geçer, zamanı ilişkiye ve paylaşımlara bağlı olsa da, geçer. Yavaş yavaş küllenir, unutulur yaşananlar. En çok yürekte ince bir sızı, bir de anıları hatırlayınca oluşan küçük tebessümler kalır. Yani, normali budur.
Biz gelelim, ayrılıklardan ayrılamayanlara! İlişkiniz bittikten sonra, herkes onun için kötü konuşsun diye, aşağılamaktan vazgeçmeyenlerden misiniz? Siz, sonradan mutluluğu yakalamış olsanız da, her aklınıza geldiğinde beddua edenlerden misiniz? Hayatınızda her şey yolunda gitse de, onunla kafayı bozup, karşınıza nerede çıkacağını düşünenlerden misiniz? Üzerinden zaman geçmiş, iki taraf da yeni ilişkiler, hatta evlilikler yapmış olsa da; sorup soruşturup yaşamındaki gelişmeleri öğrenmek için çaba sarf edenlerden misiniz? Bu sorulardan kendinize yakın bulduğunuz varsa, siz daha ayrılıktan ayrılamamışsınız demektir.
Bir ilişki bitip, üzüntüsü geçtikten sonra, ilk kabullenilmesi gereken kısım ayrılıktır. “Beni nasıl terk eder?” diye dolaşanlardan olmayın. Beraberliğiniz bittikten sonra, kimin terk ettiği ne fark eder? İçinizi kavuran öfke duygusundan kurtulun, bırakın ayrılık da kendi onurunu korusun. Bu büyük yaşam serüveninde geçmişle yaşarken, neleri kaçırdığınızı bilemezsiniz.
Hayat bir zincir oyunudur. Şöyle bir dönüp geriye doğru bakın.
Bulunduğunuz yerde, hangi konumda olursanız olun, tüm olaylar birbirine bağlanmıştır. Ayşe olmazsa, Ahmet’i tanıyamazdınız. Ahmet’i tanımasanız bu işi bulamazdınız, bu iş olmazsa sevdiğiniz kişiyle hiç karşılaşamazdınız. Bunun gibi binlerce zincir bir hayatı oluşturur. O an için sizi yıkan, kahreden olaylara, yıllar sonra dönüp baktığınızda, iyi ki öyle olmuş dersiniz. Ayrılıklar da bizleri başka ortamlara, yeni insanlara, farklı duygulara taşıyan zincirlerdir. Bırakın ayrılık görevini yapsın.
Aşkın içinde saklı duran ve gerek kalmadıkça ortaya çıkmayan ayrılık, bir rüzgar gibi gelip geçer yaşamlardan. Her seferinde bir ders, olgunluk ve tecrübe getirir. Yüreğinizde biriktirmeniz gereken bunlardır. Öğrendikleriniz sizi bir basamak yukarı taşır. İlişkilere, yaşama, hatta kendinize bile farklı bakmak için eğitir. Ruhun tekamüllü ancak bu yollardan geçerek mümkün olur.
Eski eşiniz, sevgiliniz, adı üstünde eskidir. Bir bağlantı kurmaya çalışmayın. İntikam almaya uğraşmak, arkasından kötü düşünmek ve konuşmak, içinizi kemirip duran öfkenizle birlikte büyüyüp, tüm ruhunuzu kaplayacaktır. Buna izin vermeyin. Ayrılıklar, hangi şartlar altında olursa olsun, yaşamınızı değiştirmek için bir fırsattır. Bu fırsatı iyi ve kötü yönde kullanmak, sadece sizin elinizdedir.
İlişki kurmayı öğrenmek kadar, ayrılığı becerebilmek de önemli. Evrenin bir sistemi var. Neyi öğrenmemek için direnirseniz, bir sonraki ders daha ağır geliyor. Bu yüzden, yüklerinizden kurtulun. Affedin kim ve ne varsa hesap defterinizde ve mutlaka becerin gerçekten ayrılmayı. Önce ayrılığınızdan ayrılın!
Not : Ayrılıklar hiç yaşanmasın dilerim.Ama sevmeyi bilmek kadar ayrılmayı da bilmek gerek...Çok zor,çok acı elbette ama bazen bitmesi herkes için en iyisi olabilen durumlar vardır.
Aşk, iyi geceler öpücügünü uzun tutmaktir. Beklentidir.
Aşk, delicesine flört ederken yanindakinin hiçbir sey yapmama hakkini teslim etmektir. Saygidir.
Aşk, zaaflariniz oldugunu ortaya çikarir. Kabullenmektir.
Aşk, simdi zamani degil diye beklemeyi bilmektir. Sabirdir.
Aşk, saçlarda baslayip topuklarda biten bir gezintidir. Kesiftir
Aşk, Seviselim demeden sevismek, yanindakinin ne istedigini bilmektir.Anlasmaktir.
Aşk, baglandigini sandiginda, karsindakine hayir deme sansini tanimaktir.Inceliktir.
Aşk, korumaktir. Sorumluluktur.
Aşk, ciddi bir tokalasmayi kikirdamaya dönüstürmektir. Mizahtir.
Aşk, durma yoksa seni öldürürüm lafini duymaktir. Şehvettir.
Aşk, evinizdeki her seyin yerinin degistirilmesini kabullenmektir. Teslimiyettir.
Aşk, sevgilinizin ne oldugunu bütün çiplakligiyla görmektir. Gerçektir.
Aşk, saatin kaç oldugunu bilip aldirmamaktir. Nesedir.
Aşk, sizi kucaklayan kollarin, gittikçe daha çok sarilmasidir.Mutluluktur.
Aşk, gecenin bir vaktinde sen uyu, benim gitmem gerek dediginizde,uyanik kalip seni biraz daha görmeyi tercih ederim cevabini almaktir. Sicakliktir.
Aşk, tanidiginizi zannettiginiz insanin yeni yanlarini kesfetmektir. Tazeliktir.
Aşk, uyandiginizda rüyanizi yaninizda bulmanizdir. Düslerin gerçek olmasidir.
Aşk, kocaman yatagin üçte birine sikismaktir. Yakinliktir.
Aşk, evin anahtarkidan bir kopya daha yaptirmaktir. Güvendir.yatagin üçte birine sikismaktir. Yakinliktir.
Aşk, evin anahtarkidan bir kopya daha yaptirmaktir. Güvendir.
Aşk, hosçakal dedikten sonra tekrar karsilasacagini bilmektir.Kaderdir.
Aşk, gerindiginde sizlayan vücut lafinin anlamini bilmektir. Derstir.
Aşk, ecza dolabini açtiginda, dismacunu kapagini kapatilmamis bulmaktir. Uyumdur.
Aşk, hosçakal dedikten sonra tekrar karsilasacagini bilmektir.Kaderdir.
Aşk, gerindiginde sizlayan vücut lafinin anlamini bilmektir. Derstir.
Aşk, ecza dolabini açtiginda, dismacunu kapagini kapatilmamis bulmaktir. Uyumdur.
Aşk, pencereden disariya baktiginda kiminle oldugunu hatirlamaktir. Düsüncedir.
Aşk, rüzgarin agaçlarin arasinda dolasirken çikardigi sesi dinleyip sevgilisinin yaninda olmadigina hayiflanmaktir.Yalnizliktir.
Aşk, asla anlatilmayacak hikayelerdir. Özeldir. Kiymetini Bilene Tabi...
| Sensizlikte, Kah geceler üzerime yürüdü, Kah ayazlar zorladı kapılarımı.. Ama her zorlukta gözlerine sığındım. Her solukta ismini haykırdım. Yalnızlığınla savaştım durdum. Belki de en gururlu savaştı benimkisi. Silahım yoktu; aşktan öte. Sadece seni seven yüreğimdi savaşan. Kazanan hep hasretin olsa da Ben seni " sensizlikte " bile yaşatandım.. Rüzgarlarla savruldum karanlıklara. Düştüm hasret çukurlarına, Ezildi gözlerimde büyüttüğüm cicekler. Pes etmeden, Cocuksu düşlerime yenilerini ektim. Sensizlikte kör kuyulara itildim. Yaralarımı gözlerindeki ışıkla sardım. Yüreğimi söktü arsız yalnızlıklar. Yıkılacak gibi oldum, Seni beklediğim sokaklarda. Ama pes etmeden, Her zorluğa senin sevdanla karşı durdum. Ayrılık tepelerine tırmanırken yüreğim, Hep baharımsı nefesini soludum. Heybeme erimez karları, Yüreğime" sevda bilmez" ayazları doldursalar da, Vazgeçmedim senden, yüreğinden. Azmettim kazandım sevdamı Davacı olmadım hüzünden, kederden. Uzaklarda olsan bile, Bir nefes alışını bahar bildim ömrümde. Bir gülüşünü mutluluk addettim yüreğimde. Seni severken hic durmadım. Hep sana, sevdana yaşadım. İlaç bilmez acıların için, Siper ettim gögsümü, fakir ömrümü. Üzülmedim seninleyken, Hep mutluluk bildim gülüşünü. Aldırmadım, karanlık gecelere. Üşüdüğümde, bir yorgan misali Gülen gözlerine sarılıp, Mutluluklarına uzandım. Yanında aldığım solukları, Hep kâr saydım mutluluk envanterine. Kalem olup gözyaşlarımı akıttım. Ağladım, hasretinle ıslandım. Ama yüreğimde hep seni yaşattım. Yalnızlığınla savaşıp, Seni " sensizlikte " yaşatan Bir fakir yürek oldum ömrümde. Bir gözyası bile düşmedi hüznümde. Şimdilerde, Sen, bende yokken bile Seni ölümüne sevmekle meşgulum. Olur da acıların sararsa yüreğini, Karanlıklar boğarsa düşlerini Bir nefesini ver ne olur, Yüreğimi siper eder bu can sana. ALINTI |